29 Ağustos 2014 Cuma

Kitaplığınızdaki En İyi 10 Kitap Kapağı



Mimlenmişiiim ^.^ Tahmin edeceğiniz üzere Hayallerimde Saklı Gerçekler tarafından. Sen de olmasan Tuğçe.. Teşekkürleeer :3


1) Ruhsuz



Sadece kapağı için bile alabileceğim bir seri. İçerik olarak en sevdiklerimden olduğunu söyleyemeyeceğim ama kapağı tam bir harika.


2) Melez Sözleşmeleri


   


Tuğçe'den özenerek tüm seriyi bir maddeye koyuyorum. Yoksa konunun başlığını Kitaplığınızdaki En İyi On Kitap Kapağı yerine, Kitaplığınızdaki Melez Sözleşmeleri Kapakları olarak değiştirmem gerekecekti.

Seriye zaten başlı başına bayılıyorum bu nedenle bitmesinden korktuğum için Avcı'yı okuyamadım. Bu gidişle serilerin son kitaplarını okumayan bir kız olarak hayatıma devam edeceğim.

28 Temmuz 2014 Pazartesi

Kitap Yorumu: Kemikler Şehri



Orjinal Adı: City Of Bones/ The Mortal Instruments #1
Türkçe Adı: Kemikler Şehri/ Ölümcül Oyuncaklar #1
Yazar: Cassandra Clare
Çevirmen: Selim Yeniçeri
Yayınevi: Artemis
Sayfa Sayısı: 571


__________________________________________________________

Arka Kapak

Vampirler, kurtadamlar, periler, gerçek aşk ve aklınızı başınızdan alacak birçok şey. "Ölümcül Oyuncaklar" hafızanıza kazınacak.
On beş yaşındaki Clary Fray, New York'ta Pandemonium Kulüp'e doğru yola çıktığında bir cinayete tanıklık edeceği hiç aklına gelmezdi. Hele ki, bu cinayetin daha önce hiç görmediği acayip silahlara sahip tuhaf dövmeli üç genç tarafından işleneceğini hayatta düşünemezdi! Clary, polisi arayabileceğini biliyordu fakat ceset bir anda ortadan yok olunca ve canileri Clary'den başka kimse göremediği için durumu açıklamak pek kolay olmayacaktı!
Clary'nin onları görebilmesine çok şaşıran katiller kendilerini Gölge Avcıları olarak tanıtacaktı. Yani, dünyayı şeytanlardan arındırmaya ant içmiş gizli bir kabile! 
__________________________________________________________



Okul zamanı okuyup da yorumlayamadığım kitaplardan birisi. Gerçekten bayıldım. 

Bir Adet Mim ^.^


Uzun süredir mim yapmıyordum. Hele de kitaplar hakkında. Özlemiş miyim ne? :D Bu mimi bana ulaştırdığı için Tuğçe'ye de aşırı kocamaaaan teşekkürler ^.^ Onun cevapları için de oraya, buraya, şuraya tıklamanız yeterli :D

O zaman geçelim sorulara..


1) Ne sıklıkla kitap okursunuz?

Sanırım vakit bulduğumda ve üşenmediğimde. Bir de kitabın sarıp sarmamasına göre değişiyor. Genelde elime alıp bitirmeyi severim kitapları. Her gün 20'şer sayfa okumaktansa bir gün oturup 100-200 sayfa okumayı tercih ederim. Zaten başladım mı bırakamıyorum, ama başlamam tam bir olay.

2) En sevdiğiniz yazarlar hangileri?

Sevdiğim yazarlar listesi uzar gider sanırım. Ama ilk aklıma gelenler Cassandra Clare, Jennifer L. Armentrout, John Green, Maria V. Snyder. Hepsini soruyorsanız şu yanda bir yerlerde 'Sevilen Kitaplar' kısmı var, işte onları yazanların hepsi benim canım :D

3) En beğendiğin kitaplar hangileri?

Yukarıda yazdığım yazarların kitapları :D O kadar üşengecim ki isimlerini tekrar yazmıyorum bile. Ama genelde okuduğum çoğu kitabı beğendiğim için -ya da hep beğeneceklerimi okuma listesine ekliyor da olabilirim- sevilen kitaplar kısmına bakmanız yeterli. Evet, sevilen kitaplar kısmı önemli :D 

Bir kitapsevere sorulabilecek en zor soru bence. Arkadaşlarım tavsiye istediğinde bir milyon tane kitap sıraladığımı düşünürsek tek tek yazmaya üşenmekte haklıyım sanırım :D Ama özetlersem kurgusu sağlam olan ve içindeki karakterleri duvara fırlatmak istemediğim kitapları genelde severim :D -Melez Sözleşmeleri'ndeki Alex'i bazen duvara fırlatmak istiyorum ama sanırım bu bir istisna-

4) Yerli / yabancı hangi yazarları tercih edersin?

Tabii ki de yabancı. Ağırlıklı olarak fantastik kitaplar okuduğum için neredeyse sadece yabancı okuyorum. Ama birkaç tane başka türlerde okumak istediğim Türk yazar var. Yine de tercihim yabancıdan yana. 

24 Temmuz 2014 Perşembe

Ufak Bir Bilgilendirme Yazıcığı



Merhaba, merhaba, merhaba! Uzun bir sürenin ardından bir bilgilendirme yazısı yazmaya karar verdim. Yine. Bu kız bilgilendirmeden başka bir şey yapamıyor herhalde diyeceksiniz belki ama -demediyseniz de diyebilirsiniz yani tü bana - bu sefer iş gerçekten biraz sıkıntılı.

Kitap okumaya devam ediyorum elimden geldiğince. Bu arada hemen söyleyeyim, yarın bir yorum yayınlayacağım. Aslında yorumu iki gün önce yazdım ama maalesef alıntılara bakmaya fazlasıyla üşendim. Kesinlikle kötü ve üşengeç bir bloggerım. 10 maddelik kötü ve fazlasıyla üşengeç bloggerlar listesinde 10'unu da kaplayabileceğimden eminim. Üşengeçliğimin yanında yazdığım yazıyı bin beş yüz yirmi sekiz kere okuma çabam da ayrı bir olay. Neyse konudan iyice uçtum.

10 Haziran 2014 Salı

Bir Geri Dönüş Yazısı

Geri döndüm. Sanırım ve umarım. Bu lise işi beni bitirdi. İnsan bir yorum yazmaz mı? Yazmazmış. Neyse, sonuç olarak yaz geldi ve ben de geri dönüş yaptım. Daha geçen yazdan kalma yorumlanmamış kitaplarımla buradayım. Ne ara yorumlayacağımı bilmiyorum, aslında yenilerini de yorumlayacağım düşünülürse işim biraz zor sanki. Çok değil canım, birazcık.

Madem geri döndüm, blogda biraz değişiklik yapıyım dedim. Şöyle arka plan falan. Ne zamandır değiştirmek istiyordum zaten, ama anca şimdi içime sindi. İyi oldu gibi ya, turkuaz iyidir.

Teknik olarak yaz tatiline girmedim aslında. Daha okulun son haftasındayız. Ama ben örnek öğrenci olarak okulun son haftasını ekmiş bulunmaktayım. Bu arada size de sevgiler sayın ortalamayı yükseltmeyen hocalarımız, çok sevgiler..

Bir yılı daha geçiştirmiş olmakla beraber gitsin okul, gelsin yaz tatili, gitsin sınavlar, gelsin kitaplar, gitsin ödevler, gelsin yorumlar..

Unutmadan, hâlâ yaşıyormuşum. İlginç bir şey tabii.


4 Mayıs 2014 Pazar

Buraya Kitap Fuarının Gelmemesinin Sebebi: Ben!



Bu bir fuar alışverişi olsa da geleneğe dahil etmeliyim. 4.Geleneksel Evde Onca Okunacak Kitabı Varken Kitap Almaya Devam Eden Kızın Kitap Alışverişi'ne hoşgeldiniz ^.^

"Yok artık! Fuarı eve götürseydin." dediğinizi duyar gibiyim. Bu benim iç sesim de olabilir tabii. Bu sefer cidden kendimi aştım, kitaplığımı da aştım hatta taştım yani :D Baya kitaplığım tıklım tıklım şu an. Bu yeni ufaklıklarım ise bir kutunun içinde duruyor. En kısa sürede odamın duvarlarını kitaplıkla kaplamalıyım, bu böyle olmayacak.

Sırf fuar için kalkıp İzmir'e gitmemiz de ayrı bir konu. Evet bu ilk Tüyap'a gidişim. Küçük fuarlara gittim ama bu kadarı tamamen göz alıcı. O kadar seçenek var ki, ne kadar alırsanız alın "Şunu da mı alsaydım?" diye bir düşünce mutlaka aklınızda zıplamaya başlıyor. Hatta bu düşünce utanmayıp kapıdan geri çevirebiliyor sizi. Sonra da "Ben ne almışım?" faslı başlıyor. 

İnsan 24 kitap aldığını fuardan çıkınca mı fark eder? Bir de listem vardı elimde, hani daha alacaktım. Tabii elinizdeki bütçeyi bitirince listenin bir anlamı da kalmıyor. İstediği kadar uzun olsun :D Gerçi annem bütçeme biraz destek sağladı, hatta baya destek sağladı. Sherlock Holmes serisini ve Demir Kral'la, Ölümcül Kaçış'ı o aldı. Bütçemin birazını da babam sayesinde toparlamıştım zaten. Bu nedenle annemler yazımı okumasa da -Kendilerinin blogum olduğundan bile haberleri yok- buradan onlara kocaman teşekkürler. Bu kitap manyağı kızla nasıl başa çıkabiliyorsunuz hayret doğrusu :D

İşte buraya fuarın gelmemesinin asıl sebebi de benim zaten. Her gün gidip üçer beşer kitap alsam fuar diye bir şey kalmaz galiba.

19 Nisan 2014 Cumartesi

Kitap Alışverişim - 4



3.Geleneksel Evde Onca Okunacak Kitabı Varken Kitap Almaya Devam Eden Kızın Kitap Alışverişi'yle karşınızdayım. 

Uzun süredir bilgisayara girmiyordum. Dolayısıyla bloga da uğrayamadım. Çok boşlamışım cidden. O kadar yorum birikti ki.. Hatta bu alışverişi yapalı çok oldu. Aldığım tarihi bile unuttum. Hatırlayınca buraya eklerim artık :D Umarım bir gün şu zaman programlamasını yapmaya başaracağım. Hayır yani, o kadar düzenliyorum vakitlerimi, en fazla üç gün sonra planın plan denecek yanı kalmıyor :D

Neyse, çok uzaklaştım konudan. Bu alışverişimde de yine bir indirim faciası yaşadım. Facia diyorum çünkü indirim olunca kendimi tutamıyorum :D Sonra evdeki kitaplar neden gökdelen oldu?