11 Haziran 2016 Cumartesi

Dizi Yorumu: Shadowhunters



Ölümcül Oyuncaklar serisini bilmeyeniniz yoktur. Hatta ilk kitabının filmi de çekilmişti ancak yeterli başarıyı elde edemediği için devam filmleri iptal edilmişti. Çoğu kişiye rağmen benim için o kadar kötü bir film sayılmazdı. Kitabın hakkını verememişti fakat ayrı olarak düşündüğünüzde izlenmeyecek bir film değildi. 

Shadowhunters dizisine başlama hikayem de aynı şekilde. Bu sefer uyarlamanın daha başarılı olduğunu umut ederek başladım. Başarılı mıydı? Tartışılır. Özellikle ilk başlarda beni rahatsız eden çok şey vardı sebebini tam çözemediğim. Sanırım senaryonun yansıtılış şekli biraz amatörce ve oyuncular hayalimden farklı oldukları için biraz itici gelmişti. Hala yeterli etkileyiciliğe sahip olduklarını ve kitabın hakkını tam olarak verdiklerini düşünmüyorum ama alıştım sanırım.

Daha geçen hafta dizinin ilk sezonunu iki gün içinde bitirerek bir ilke imza attım. Ama iyi ki izlemeye Camlar Şehri'ni okuduktan sonra başlamışım. Çünkü olaylar o kadar hızlı ilerledi ki kitaba göre, senaryoyu yedi bitirdiler gibi hissettim. Üstelik daha anlatabilecekleri bir sürü şey varken her şeyin bu kadar hızlı olup bitmesi beni rahatsız etti. Keşke her sezon bir kitabı anlatacakları şekilde ilerleselerdi. Eminim o zaman daha başarılı bir dizi izliyor olurduk.



Karakterleri tek tek incelersek,

Clary karakteri zihnimde hep farklı canlanmıştı. Beklentilerimi karşıladığını söyleyemem hatta ilk başta rahatsız eden birçok yönü var gibiydi, en basitinden saç rengi mesela. Fakat yukarıda dediğim gibi ona da sonradan alıştım sayılır ya da görmezden geldim biraz. Kitaptaki Clary karakterini sevmeme rağmen dizide bu sevgiyi bulamadım maalesef.



Jace karakteri beni gerçekten hiç tatmin etmedi. O alaycılık tavrını filmde de dizide de yeterince yansıtamadıklarını düşünüyorum. Üstelik filmde daha havalı ve kararlı bir karakterken dizide bunun altında kaldılar. Hadi ama Jace'i yansıtmak ne kadar zor olabilir ki? Kitaptaki replikleri söyletmeniz bile yeterli, ekstra bir çaba sarf etmenize gerek yok. Benim Jace hayranlığımı bilen bilir, dizide beni en çok hayal kırıklığına uğratan şey olduğunu söyleyebilirim. Belki de beklentimi fazla yüksek tutuyorumdur, bilemiyorum. Ama umarım sonraki sezon her şey daha iyiye gider. Clace sahnelerini izlemek bile beni mutlu etmedi düşünün halimi. Bir de saç kesimi beni baya rahatsız etti açıkçası.



Filmde Simon karakterini canlandıran oyuncunun görünüş ve tavır olarak favorim olduğunu söylemiştim. Hayalimdekine en uygun karakterdi. Dizide ise aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Filminin birkaç tık altında kalmıştı ama yine de fena sayılmazdı.



Isabelle'i filmde canlandıran oyuncuyu beğenmesem de dizidekini beğendim. Bence Izzy'nin o havasını yansıtabilen bir karakterdi, özellikle sezonun ortalarına doğru daha başarılı olduğunu düşünüyorum.



Gelelim favorime, Alec. Doğru duydunuz, Alec gerçekten favori karakterimdi. Filmde Alec'i canlandıran insanı ne kadar beğenmediysem dizidekine de o kadar bayıldım. Gördüğüm an işte bu dedim. Bir de şöyle bir durum var ki, ben kitapta Alec karakterini bu kadar seven biri değildim ve bir de baktım ki diziyi izleme sebeplerimden biri olmuş. Ben, Jace hastası ben, Jace'e sinir olup Alec'i desteklemeye başladım ve bu beni korkuttu doğrusu. Özellikle de ya kitabı okurken de aynı hisse kapılırsam diye çok korktum ama Camlar Şehri'nin yorumunu yazarken hala Jace'in favorim olduğunu fark ettim. Sanırım dizide Alec'i bu kadar sevmemdeki en büyük etken Malec. Kitapta da sonuna kadar destekçisiydim ama dizide Malec'in yansıtılış şekli beni onları daha bir sevmeye itti.



Magnus filmde hayal kırıklıklarımdan biriydi. Ama dizide en çok beğendiğim ikinci karakter oldu. Görünüş, hal ve tavır olarak tam olarak kafamdaki Magnus'ı bulmuşlardı. Ayrıca Alec'le olan sahneleri tam olarak diziyi izleme sebebim diyebilirim. Alec'in çekingen halleri ve Magnus'ın kendine güveni.. Tanrım resmen okurkenkinden bile çok sevdim. Belki de kitapta Clace'i aşırı sevmem bunun en önemli sebebi olabilir.



Ve Valentine.. Yine beğenmedim kahretsin. Bu adam için seçilen oyuncular niyeyse beklentilerimden oldukça uzak takılıyorlar. Filme oranla daha iyiydi elbette ama daha da iyi olmak varken neden bununla yetinelim değil mi ama? Tek avuntum zaten Valentine karakterini sevmiyordum. Şimdi daha çok sevmiyorum.



Sonuç olarak eğer vaktiniz varsa Shadowhunters dizisine bir şans vermenizi öneririm. Evet özellikle ilk bölümler size fazla amatörce gelebilir bana da öyle geldi. Hatta devam etmesem mi diye düşünebilirsiniz. İleriki bölümlerde de sizi çok muhteşem şeylerin bekleyeceğini söylemiyorum, baştaki düşünceleriniz devam ediyor olacak. Fakat en azından bir iki bölümden fazlasını izleyin. Gölge avcıları dünyasına olan aşinalığımızdan kaynaklı olarak dizi kendini izlettiriyor aslında. Önceden geçtiğin yolları tekrar geçmek gibi bir nevi. Bir de Malec faktörü var ki diziye dahil olduğu an beğeni seviyeniz birden artıveriyor. Hatta öyle ki kendinizi diziyi sırf onlar için izlerken buluyorsunuz. Belki sizde de aynısı olur. Bir şans verin derim.











Ve son olarak tekrar Malec haricinde senaryoyu, oyunculukları ve karakter seçimlerini çok beğenmediğimi, yüzde 85 oranında Malec için izlediğimi belirtmek istiyorum. Şu bir puanı da onların hatrına verdim.







10 yorum:

  1. Simon, İzzy, Alec ve Magnus cuk oturmuşlardı diziye ama diğer tüm karakterler benim için fiyaskoydu.
    İlk başladığında efektler paintle yapılmış gibiydi. Sonradan ya düzeldi ya da ben alışmaya başladım bilmiyorum. Melek bıçaklarından zaten başlı başına nefret ettim. Bence çok plastik duruyorlardı.
    Clary ve Jace'si ayrı sevmedim zaten.
    Ve kesinlikle sana katılıyorum diziyi büyük ölçüde kurtaran Malecti!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah o efektler.. Kendimi kapatmamak için zor tuttum gerçekten. Sonradan daha az efekt kullanmaya başladılar sanki, ya da dediğin gibi alıştık biraz.
      Melek bıçaklarını ilk gördüğümdeyse dalga geçiyorlar diye düşünmüştüm. Bence de, plastik oyuncaklar gibi görünüyorlar.
      İzleyenlerin çoğu da Malec hatırına katlanıyor. Yoksa Clace çekilecek gibi değil.

      Sil
  2. Ben bir şey sormak istiyordum. Dizinin ilk sezonunu izledim ama beni çok tatmin etmedi açıkçası. Ama MALEC��. Sırf malec için bile kitabı okumak isterim. Dizinin konusu da ilgimi çekti. Yani kısaca kitaba başlamak istiyorum. Ama dizinin ilk sezonunu izlediğim için 3 kitaplık spoiler yediğim fikrine inanmak istemiyorum. Gerçekten 3 kitaplık spoiler mi yedim? Şu an kitabı okusam bir zevk alır mıyım kitaptan? Kitabı yine de okuyayım mı sizce? Kitaba her türlü başlayacağım sanırım ama yine de sormak istedim. Cevaplarsanız çok sevinirim. Şimdiden teşekkürlerr

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kusura bakmayın geç cevap verdiğim için, bloga pek giremiyordum. Bence yine de okumalısınız. Ben de seriye başlarken 2. ve 3. kitaplardan spoiler yemiştim ama emin olun kitap heyecanından hiçbir şey kaybetmiyor. Zaten seriyi okuduğunuzda da fark edeceksiniz her şey daha ağır ve tatmin edici ilerliyor. Mutlaka okumalısınız, dizisinden daha çok beğeneceğinize eminim :)

      Sil
    2. belki çok geç ama cehennem makineleri ve geceyarısı leydisi dışında tüm seriyi ve ek kitapları okudum. dizide sadece karakterlerin ismi aynı ve bir sezondan toplasan 1 saat aynı yoksa neredeyse alakası yok çok spoi yemiş sayılmazsın

      Sil
  3. Yorum yapmazsam çatlarım.
    Önce filmi izledim ve kitapları bilmediğim halde karakterleri bir türlü rollere oturtamadım.Bu filmin devamö yok mu derken kitaptan uyarlama olduğunu gördüm.Hemen tüm seriyi okudum.
    "Magnus sen nasıl bir karaktersin ya" demekten kendimi alamamıştım.Uzun zamandır gördüğüm en yaratıcı karakterlerden biriydi.Filmde ki abimiz biraz ciddi duruşluydu.Ama kitapta ki Magnus delinin tekiydi resmen.
    Neyse diziyi görünce heyecanla açtım.Valla belli hayal kırıklıkları yaşadım.Dom ve Kat arasında romantik bir çekim olmadıģını dizide çok belli ettiler.Ben Dom'u bu role yakıştırdığım halde Kat ile aralarında çekim olmaması rahatsız etti.
    Ama Alec rolünü canlandıran Matt resmen döktürmüş.Zaten bir çok kez ona Alec karakterine can verdiği ve daha popüler ettiği söylendi.Kesinlikle hakkını veriyor.Gerćekte de mükemmel ok ve yay kullanması, hayvan sevgisi, sempatikliği ile kalbimi çaldı.Tek eksiği mavi gözler.Ama benim için yeşil göz her zaman daha güzel olmuştur.
    Gelelim Magnus'a can veren Harry'e.Ben onu Step up filmi ve Glee dizisinden zaten tanıyordum.Dansçılara zaafım var biraz.Ama kimse hakkını yememeli.Harry bu karakteri el kol hareketleri ve bakışları ile oynuyor resmen.Adam döktürüyor.Diziyi izleme sebebim malec.
    Senaristler yapımcılar bile bu çiftin dizi için önemli olduğunu dile getirmiş.Güzel tepkiler aldık,bu çift için planlarımız var diyorlar.Ikinci sezon bomba yani :)
    Isabelle ve Simon karakterlerini kesinlikle dizi oyuncularıyla sevdim.Başka diyecek sözüm yok.Tüm bunları Malec için yazdım.Ahahhah

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapımcılar haklı, Malec olmasa dizi ikinci sezonu bile göremezdi. Neyse ki hem oyuncu seçimleriyle olsun hem senaryosuyla olsun Malec'i aşırı iyi yansıttılar. İkinci sezonda onları görecek olmak beni olukça heyecanlandırıyor. Yoksa Clace adına bir beklentim kalmadı diziden.
      Yeri gelmişken okudun mu bilmiyorum ama Bane Günlükleri diye bir kitap çıkmıştı geçen sene. En kısa zamanda edinmek istediklerimden biri, Magnus seven biri olarak senin de göz atmanı tavsiye ederim :)

      Sil
  4. Yorum yapmazsam çatlarım.
    Önce filmi izledim ve kitapları bilmediğim halde karakterleri bir türlü rollere oturtamadım.Bu filmin devamö yok mu derken kitaptan uyarlama olduğunu gördüm.Hemen tüm seriyi okudum.
    "Magnus sen nasıl bir karaktersin ya" demekten kendimi alamamıştım.Uzun zamandır gördüğüm en yaratıcı karakterlerden biriydi.Filmde ki abimiz biraz ciddi duruşluydu.Ama kitapta ki Magnus delinin tekiydi resmen.
    Neyse diziyi görünce heyecanla açtım.Valla belli hayal kırıklıkları yaşadım.Dom ve Kat arasında romantik bir çekim olmadıģını dizide çok belli ettiler.Ben Dom'u bu role yakıştırdığım halde Kat ile aralarında çekim olmaması rahatsız etti.
    Ama Alec rolünü canlandıran Matt resmen döktürmüş.Zaten bir çok kez ona Alec karakterine can verdiği ve daha popüler ettiği söylendi.Kesinlikle hakkını veriyor.Gerćekte de mükemmel ok ve yay kullanması, hayvan sevgisi, sempatikliği ile kalbimi çaldı.Tek eksiği mavi gözler.Ama benim için yeşil göz her zaman daha güzel olmuştur.
    Gelelim Magnus'a can veren Harry'e.Ben onu Step up filmi ve Glee dizisinden zaten tanıyordum.Dansçılara zaafım var biraz.Ama kimse hakkını yememeli.Harry bu karakteri el kol hareketleri ve bakışları ile oynuyor resmen.Adam döktürüyor.Diziyi izleme sebebim malec.
    Senaristler yapımcılar bile bu çiftin dizi için önemli olduğunu dile getirmiş.Güzel tepkiler aldık,bu çift için planlarımız var diyorlar.Ikinci sezon bomba yani :)
    Isabelle ve Simon karakterlerini kesinlikle dizi oyuncularıyla sevdim.Başka diyecek sözüm yok.Tüm bunları Malec için yazdım.Ahahhah

    YanıtlaSil
  5. Merhaba ;

    Bloğunuzu ilgi ile takip ediyorum. Çok faydalı içerikler paylaşıyorsunuz. Bloğunuz'dan para kazanmak için %50 Komisyon ile İnstaKitap Setine Satış Ortağı Olabileceğinizi Biliyor Musunuz ? https://goo.gl/iLiflK

    İnstakitap İnstagram üzerinden para kazanmanın kitabı para kazanmanın tüm metotları, butik açmak, satış yapmak, takipçi artırmak, 4 ayrı kazanç metodu.
    Herkese hitap eden yöntemler, sürekli güncellenen tedarikçiler, hepsi 3'lü kitap setinde. Sitemize gelen 100 ziyaretçiden 1'i sipariş veriyor.

    Sizi de satış ortaklarımız arasında görmekten memnuniyet duyarız.

    YanıtlaSil