11 Haziran 2016 Cumartesi

Dizi Yorumu: Shadowhunters



Ölümcül Oyuncaklar serisini bilmeyeniniz yoktur. Hatta ilk kitabının filmi de çekilmişti ancak yeterli başarıyı elde edemediği için devam filmleri iptal edilmişti. Çoğu kişiye rağmen benim için o kadar kötü bir film sayılmazdı. Kitabın hakkını verememişti fakat ayrı olarak düşündüğünüzde izlenmeyecek bir film değildi. 

Shadowhunters dizisine başlama hikayem de aynı şekilde. Bu sefer uyarlamanın daha başarılı olduğunu umut ederek başladım. Başarılı mıydı? Tartışılır. Özellikle ilk başlarda beni rahatsız eden çok şey vardı sebebini tam çözemediğim. Sanırım senaryonun yansıtılış şekli biraz amatörce ve oyuncular hayalimden farklı oldukları için biraz itici gelmişti. Hala yeterli etkileyiciliğe sahip olduklarını ve kitabın hakkını tam olarak verdiklerini düşünmüyorum ama alıştım sanırım.

Daha geçen hafta dizinin ilk sezonunu iki gün içinde bitirerek bir ilke imza attım. Ama iyi ki izlemeye Camlar Şehri'ni okuduktan sonra başlamışım. Çünkü olaylar o kadar hızlı ilerledi ki kitaba göre, senaryoyu yedi bitirdiler gibi hissettim. Üstelik daha anlatabilecekleri bir sürü şey varken her şeyin bu kadar hızlı olup bitmesi beni rahatsız etti. Keşke her sezon bir kitabı anlatacakları şekilde ilerleselerdi. Eminim o zaman daha başarılı bir dizi izliyor olurduk.

9 Haziran 2016 Perşembe

Kitap Yorumu: Camlar Şehri




Orjinal Adı: City Of Glass/ The Mortal Instruments #3
Türkçe Adı: Camlar Şehri/ Ölümcül Oyuncaklar #3
Yazar: Cassandra Clare
Çevirmen: Selim Yeniçeri
Yayınevi: Artemis
Sayfa Sayısı: 610


__________________________________________________________

Arka Kapak

Vampirler, kurtadamlar, periler ve gerçek aşk. Solugunuzu kesecek bir gerilim ve heyecan. "Ölümcül Oyuncaklar"da aksiyon tam gaz!

Clary, annesinin ölümüne sebep olan iksirin peşindeydi ve ona ulaşmak için de bir an önce Camlar Şehri'ne gitmesi gerekiyordu. Kendisini sağlam bir ölüm kalım savaşının içinde bulmasıysa an meselesiydi. Kurtadamlar, vampirler ve periler, ortalığı birbirine katmak için Camlar Şehri'nde biraraya gelmişti. Clary'nin tek bir kozu vardı. Sahip olduğu güçler! Fakat bu aynı zamanda büyük bir risk ve sorumluluk demekti. Çünkü ya herkesi kurtaracak ya da her şeyi yok edecekti. 
__________________________________________________________



*Serinin önceki kitaplarına dair spoiler içerir.*


En az kitap kadar uzun bir sürenin ardından yeni bir yorumla daha merhaba. Görüşmeyeli hayatınızdaki her şey iyi yönde değişmiştir umarım.

Bu arada serinin ilk kitabının yorumuna da şuradan ulaşabilirsiniz. İkinci kitabın yorumu nerede diye soracak olursanız inanın verecek cevabım yok. Ama yorumladığım an buraya güncelleyeceğim. Neyse lafı fazla uzatmadan yoruma geçiyorum çünkü bir hayli uzun bir yorum olacak. 

3 Ocak 2016 Pazar

Özetle 2015 ve 2016'dan Beklentilerim





Bir yılı daha geride bırakırken üzülsem mi sevinsem mi bilemiyorum. Zorlu bir yılı daha geride bıraktık, evet. Ama önümüzdeki yıl daha zorlu.

2015 benim için 2014'te başlayan sıkıntıların üstesinden gelme çabasıyla geçti. Gelebildim mi? Yok saymayı öğrendim diyelim. 2014'ün en azından bir yarısı tamamen harikaydı. 2015'in harikası bile hep biraz buruktu. Umarım 2016 daha güzel geçer.


2015'ten aklımda kalanlar:

♦ Kitap okuyamamanın üstesinden gelemedim.
♦ Bloga yeterli vakti ayıramadım.
♦ Kendime de yeterli vakti ayıramadım.
♦ Sınavlar, ödevler beni tüketti.
♦ Okul, kurslar derken içim bayıldı ders görmekten.
♦ İlk defa İstanbul'a gittim.
♦ Saçma, komik, rezil anılar yaşadım.
Blogumun 2. yılı da doldu.
♦ Monotonluklar arasında kendimize eğlenceli anlar yaratmaya çalıştığımız bir yıl geçirdim.
♦ Ve yine iyi ki doğdum.


27 Aralık 2015 Pazar

Kitap Yorumu: Nefes




Orjinal Adı: Breathe/ Breathe #1
Türkçe Adı: Nefes/Nefes #1
Yazar: Sarah Crossan
Çevirmen: Serkan Göktaş
Yayınevi: Dex
Sayfa Sayısı: 316



__________________________________________________________

Arka Kapak

Oksijen dünyada en çok bulunan elementti ama bir gün tükendi. 
Tükeniş'ten sonra hayatta kalmak isteyenler, şimdi nefes almak için para ödemek zorundalar. Peki ya ödeyemeyenler? Ya da her şeyin daha farklı olabileceğini düşünenler?

Üç genç bir gün, tüm yaşamlarını geride bıraktı... 
Alina, değişimin gerçekleşeceğine inanan bir Direnişçiydi. 
Quinn, hiçbir zaman hava için endişelenmemiş bir Asıl. 
Bea ise her zaman hava için endişelenmiş bir Yedek.

Bir noktada kesiştiler ve hayatlarından çok daha fazlasını değiştirdiler.

__________________________________________________________



Uzun bir sürenin ardından yeni bitirdiğim bir kitabın yorumuyla karşınızdayım. Yeni bitirdim evet, bu kitap 3-4 aydır falan elimde sürünüyor. Bir türlü bitmek bilmedi. Ne vaktim vardı okumaya ne de hevesim. 

Kitap beni sarmadı. Öncelikle bunu söylemeliyim. Tamam, sınavlar ödevler derken hiç vaktim kalmıyordu ama okuyup bıraktığım anlarda aklımda bir merak uyandırmıyordu. Son 100 sayfaya kadar gerçekten sıkıldım. Belki bir çırpıda okunsa bu kadar sıkıcı gelmezdi, ama vakitsizliğimin sonucu bölük pörçük okumalarımın üstesinden gelemedi. Gerçekten süründürdüm kitabı. 

8 Eylül 2015 Salı

Team Nathan





Team olmak için illa aşk üçgenine gerekirmiş diyerek bu işe başlamıştık. Daemon ve Travis'ten sonra şimdi sıra Nathan'da. Serinin ilk kitabı olan Bela'nın yorumuna buradan, oradan, şuradan ulaşabilirsiniz. Lafı çok fazla uzatmayacağım, umarım beğenirsiniz. 



Kitap Yorumu: Bela




Orjinal Adı: Half Bad/ The Half Bad Trilogy #1
Türkçe Adı: Bela/ Bela #1
Yazar: Sally Green
Çevirmen: Taylan Taftaf
Yayınevi: Dex
Sayfa Sayısı: 396



__________________________________________________________

Arka Kapak

Sen bir cadısın, yarı Ak, yarı Kara. Okuyamıyor, yazamıyorsun ama iyileşiyorsun hızla. Karanlık çökünce kapalı bir yerde kalırsan hasta oluyorsun. Annalise'e çok âşıksın ama Ak Cadılardan nefret ediyorsun. On dört yaşından beri bir kafesin içinde tutsaksın. Kaçmalı ve o korkunç, katil babanı bulmalısın. Bunu başarmalısın, on yedinci yaş gününden önce hem de. Çünkü sen yok edilmesi gereken bir Bela'sın.

__________________________________________________________



Kusura bakmayın ama ben bu kitaba bayıldım. Öncelikle o kapak.. O kapak nasıl güzel bir şey öyle. Yemin ederim ilk çıktığı an kapağına aşık olup konusunu bilmeden ben bu kitabı almalıyım dedim. Üstelik Dex, daha ne olsun..

Yorumlama konusunda biraz gecikmiş olabilirim. Ya da çok gecikmiş olabilirim. Ama inanın bana yaz tatilim oldukça sıkıcı ve bunu engellemek için yapabileceğim hiçbir şey yok. Üstelik kitap okuyasım gelmiyor. Gerçekten bu durum canımı sıkıyor. Yeni bir şeyler okumadığım için yorumlayacak bir şey olmuyor. Okuyup da hemen yorumunu yapmadığım kitapların yorumunu yazmak da zor, çünkü unutuyorum. Ama Bela'dan o kadar çok etkilendim ki aylar geçmesine rağmen yorumlarken o kadar zorlanmıyorum.

Her neyse, bu kadar okuyamama sorunumdan bahsettiğim yeterli.

Kitaba geçersek, oldukça ilginç bir anlatımı var. Ya da ağzı mı demeliyim? Özellikle okumaya ilk başladığımda ne olduğunu şaşırdım. Alışması zor oluyor gerçekten.

9 Ağustos 2015 Pazar

Shadowhunters



Daha önceden filmi çıkmış olan fakat yeteri başarıyı yakalayamayan Ölümcül Oyuncaklar dizi oluyormuş!

Bu haber çıkalı ne kadar süre oldu bilmiyorum fakat ben daha yeni duydum ve paylaşmak istedim. Umarım kitabına yakın giderler, çok hevesliyim çünkü bu konuda. Şimdiden izleyeceklerim arasına aldım bile.